Kekemelik ve Öngörü

Kekemeliğe sahip birçok insan, sözcük ya da sözcük grubu üzerinde takılmak üzere oldukları anı bilir ve belirleyebilir. Belirleyebildikleri o an “öngörü” olarak nitelendirilebilir ve kekemeliğe sahip biriyle sohbet eden diğer kişiler tarafından bu durum büyük ölçüde farkedilmezdir.

Kekemeliğe sahip yetişkinler, gençler ve çocuklar ile yapılmış bir çalışmada öngörülerin konuşma akıcılığı üzerindeki etkisi araştırılmıştır ve öngörüyü anlamanın ve terapötik yöntemlerde ele alınmasının ebeveynlerin ve dil ve konuşma terapistlerinin kekemeliğe sahip insanları anlama ve verilen terapinin etkiliğine yardımcı olabileceği bulunmuştur.

Kekemelik ve Öngörü Arasındaki İlişki Nedir?

Kekemelik, konuşma akışında bir bozulma ile karakterize edilen bir akıcılık bozukluğudur; kelimelerde bloklar gözlenebilir, kelimeler uzatılabilir, heceler tekrarlanabilir.

The Stuttering Foundation’a göre, dünya çapında kabaca 70 milyon kişi konuşurken kekeliyor, ancak kekemeliğe başlayanların dörtte üçü ergenliğin başındaki dönemde iyileşiyor.

Jackson, öngörüyü “kekemeliğin fiziksel ve açık bir şekilde gerçekleşmeden önce gerçekleşeceği hissi” olarak tanımlar. Kekemelik yaygın olmakla birlikte, öngörü sıklığı iyi bilinmemektedir, çünkü birçok insan bunu tanımlamaya alışkın değildir, bu da ölçmeyi zorlaştırır.

Öngörü anksiyete ve gerginlik ile aynı şey değildir, ancak bu duygular konuşmacının kekemeliğin gerçekleşmek üzere olduğunu algılamasından önce veya sonra gelişebilir.

Öngörü Akıcılığı Nasıl Etkiler?

Kekemeliğe sahip 30 yetişkin üzerinde yapılan 2015 araştırmasında Jackson, “tüm katılımcıların en azından “bazen” öngörü yaşadıklarını ve katılımcıların yüzde 77’sinin “sık sık ” veya “her zaman” öngörü yaşadıklarını” bildirmiştir. Bazıları için öngörü anksiyeteyi artırabilir.

Bir katılımcı “Kekemeliği öngördüğümde söylemek istediğim kelimenin aşırı bilincinde olma eğilimindeyim” demiştir. “Daha endişeli oluyorum ve tüm enerjilerimi o kelimeyi söylemeye sarfediyorum. Bu süreçte, konuştuğum şeyin kontrolünü tamamen kaybettiğimi ve bazen konuşmanın içeriğini tamamen unuttuğumu hissediyorum.”

Başka bir katılımcı “Kekemeliği öngörmek iki ucu keskin bir kılıçtır” demiştir. “Aklım takılacağım kelimeye işaret ediyor. Eğer yeterince hızlı düşünürsem, genellikle cümleyi söylemenin bir yolunu bulabilirim. Ancak çoğu zaman, durum böyle değildir ve sonunda garip bir şekilde takılırım.”

Öngörülere Yanıtlar   Tüm konuşmacılar öngörüyü farkedemez olsa da, konuşmacı üzerinde çeşitli etkileri olabilir. Öngörü, sırasıyla eylem ve eylem dışı yanıtlar olarak ifade edilen aktif veya pasif yanıtlar ortaya çıkarabilir:    
Eylem yanıtları: Konuşmayı üretim sürecinde gözle görülür değişiklikler   Kaçınma stratejileri: Kekemelik olasılığını gizlemek veya kaçmak için yapılan herhangi bir davranışsal girişim   “Um” ve “ah” gibi anlamsız konuşma eklemek Durumlardan kaçınma Konuşmama Vücut hareketleri Konuşmayı durdurma Uzağa bakmak veya bir cihazı kullanmak gibi davranmak   Öz yönetim stratejileri: Kişinin konuşma dili patolojisi konusundaki deneyimine bağlı olarak değişebilen geleneksel terapi stratejileri   Durumu analiz etme Konuşma üretimine odaklanmak Konuşma hızlarını değiştirme Gerçek kekemeliği duyarsızlaştırmak için sahte kekemelik Nefes alma teknikleri Olumlu kendi kendine konuşma Konuşma ses seviyesini değiştirme   Yaklaşım stratejileri: Bir konuşmacı, kekeleyebileceğini düşünüyor olsalar bile iletişimde ilerlemeye yönelik bilinçli ve kasıtlı bir karar verdiğinde    
Eylem dışı yanıtlar: Konuşmacı konuşma planını değiştirmek için etkin bir seçim yapmadığında   Kaygı veya belirsizlik yaşamak Fiziksel olarak gergin olmak Kontrol kaybı Utanç, korku ve utanç gibi olumsuz duygusal tepkiler Güven azaltma Görüşme sırasında sosyal farkındalığı ve varlığı azaltma  

Öngörüden Nasıl Yararlanılır?

Jackson, öngörününn konuşan herkesin konuşmayı üretim sürecine daha uygun hale gelmesine yardımcı olacak bir araç olabileceğini vurguladı.

Jackson’ın 2015 araştırmasına göre, ankete katılanların öngörünün konuşma üretimi için yararlı veya zararlı olup olmadığı konusunda karışık tepkileri vardı. Bu nedenle, kekeleyen insanlar, ebeveynlerine, dil ve konuşma terapistlerine, eğitimcilere ve işverenlere ek olarak, davranışsal değişime dahil etmeden önce öngörülerin kendilerini nasıl hissettirdiğini tartışmalıdır.

Bireysel deneyimlerdeki çeşitlilik nedeniyle, insanların özgürce ve güvenle iletişim kurma yeteneklerini güçlendiren davranışları belirlemek için terapistlerle birlikte çalışmaları önemlidir.

Kekemeliğe sahip insanlarla iletişim kuran dil ve konuşma terapistleri vediğer kişiler, kekemeliği öngörürken kişinin düşünce sürecini daha iyi anlamak için sohbetlere rehberlik edebilir. Jackson’ın 2018 araştırmasında, öngörmeyi göz önünde tutmaya etkili olabilecek birkaç soru şunları içerir:

Kekemeliği öngördüğünüzde nasıl bir tepki verirsiniz? Tepkinizi değiştirmek ne kadar önemli?
Bu tepkinizin artıları ve eksileri nelerdir? Tepkinizi değiştirmekten ne kadar eminsiniz?

Öngörüyü ele alma noktasının kekemelikten kaçınmak olmadığını hatırlamak önemlidir. Önemli olan kişinin kekemeliği ile rahat olması ve kendi iletişim becerilerine güvenmesidir.

Kaynakça

  • Jackson, Eric S. et al. “Responses of Adults Who Stutter to the Anticipation of Stuttering.” Journal of Fluency Disorders,45 (2015): 38–51. PMC. Web. September 24, 2018.
  • Jackson, et al. “My Client Knows That He’s About to Stutter: How Can We Address Stuttering Anticipation during Therapy with Young People Who Stutter?” Seminars in Speech and Language, August 24, 2018.
  • https://speech.steinhardt.nyu.edu/blog/anticipation-stuttering/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir