Konuşma Mekanizması Gelişimi

Motor gelişime şöyle bir göz atarsak gelişim sırasının bütün çocuklarda aynı fakat gelişimdeki oranın çocuktan çocuğa değiştiğini söyleyebiliriz.

Örneğin, çocuk önce oturur sonra ayakta durur sonra yürür, koşar. Sıra genel olarak aynı olsa da bazı çocuklar bu gelişimi erken edinirken bazıları daha geç edinebilir. Oral mekanizmayı düşünürsek bu mekanizma önce bir bütündür, daha sonra bu parçalar düzgün bir konuşma için ayrı ayrı çalışır.

Vücudumuzdaki hareketler proksimalden distale doğru ilerler yani vücudun merkezinden uzak noktasına doğrudur. Örneğin omuz hareketleri gelişirken dirsek hareketi daha sonra gelişir ve daha sonra bilek hareketinin geliştiğini gözlemleriz.

Konuşma paternlerini incelediğimizde ise durum şöyle:

0-2 aylık bebekler homurdanma sesi benzeri sesler üretirken respirasyon ve fonasyon paternlerini öncelikle kullanır.

2-3 aylık bebekler ses ve havayı ağızdan farklı şekilde yönlendirebileceğini keşfeder.

4 aylık bebekler ise çene-dudak ve dil ile yani artikülatör organları kullanmaya başlayarak sesini şekillendirir.

Konuşmada oral hareketleri düşünürsek önce /b/ sesini ediniriz. /r/ sesi sesletimi için gerekli olan motor hareketleri daha sonra kazanırız. Artikülasyon ve fonolojik bozukluk, ifade edici dil gecikmesi gibi problemlerde danışanlarımıza değerlendirme yaparken oral alışkanlıkları da değerlendiririz.

Oral alışkanlıkların sıklığı, süresi ve yoğunluğu önemlidir. (dudak yalama, dudak dil çiğneme ,diş gıcırdatma ,saç emme, parmak emme, tişört kazak ısırma, emzik emme … gibi) Konuşma terapisi öncesinde veya konuşma terapisi sırasında bu oral alışkanlıklar ortadan kaldırılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir