Fonemlerle Hikayeler: /b/ BEYZA’NIN KAÇIŞI

Bu hikayenin tüm hakları dil ve konuşma terapistleri; Dila OKÇU, Zeynep Feryal AYDIN, Beyza KİBAR ve Ayşegül SARIKAYA’ya aittir. İzinleri dışında kopyalanması, çoğaltılması veya kaynak gösterilmeden paylaşılması yasaktır. İzin için, gerekçenizi yazarak cocukvedil@gmail.com adresine e-mail atabilirsiniz.

BEYZA’NIN KAÇIŞI

Bir bayram sabahıydı. Beyza babası ve kardeşi İbrahim ile birlikte büyüklerini ziyaret etmek için Bursa’ya gitti. Yanlarında içinde bez bebekler, arabalar, rengârenk bilyeler olan oyuncak bavullarını da götürdüler.

 Beyza babaannesini görmek için sabırsızlanıyordu. Arabadan iner inmez babaannesine doğru koştu ve boynuna atladı. Sonra hep birlikte babaannesinin bahçeye hazırladığı masaya oturdular.

 Masada Beyza’nın çok sevdiği beyaz peynirli börek ve bademli kurabiyelerden de vardı. Beyza kendini bildi bileli babaannesinin yaptığı bademli kurabiyeyi çok severdi.  Beyza bol bol kurabiye ve börek yedi. Tabağında ne var ne yoksa bitirdi. 

 Yemek bitince Beyza ve İbrahim bahçede oynamaya başladılar. Babaanneleri onlara ballı süt hazırlayıp getirdi.

 Beyza çok yaramaz ve kıskanç bir çocuktu. İbrahim’in sütünü biberondan içtiğini görünce kıskanıp biberonu yere fırlattı. İbrahim’in biberonu kırılmıştı. Bunu gören babaannesi Beyza’ya yaptığının çok yanlış olduğunu anlattı.  Büyüdüğü için artık ballı sütünü bardaktan içebileceğini söyledi. 

Beyza buna çok sinirlendi ve bisikletini alıp babaannesinden izin almadan bahçeden dışarıya fırladı.

Yolda giderken birdenbire beyaz benekli bir kelebek gördü. Beyza kelebeği  çok beğenmişti ve bisikletiyle kelebeğin peşinden gitmeye başladı. Bir süre beyaz benekli kelebekle oyalandı ve bütün öfkesi uçup gitti. 

Bisiklet sürmekten yorulunca durup etrafına baktı ve birdenbire hiç bilmediği bir yere geldiğini fark etti. Beyza kaybolmuştu. Ne yapacağını bilemedi, bisikletinden inip koşmaya başladı. Sonra yerdeki  büyük bir taşı görmedi ve takılıp düştü.

 Beyza pembe elbisesinin yırtıldığını ve bacağının kanadığını görünce ağlamaya başladı. Ne yapacağını bilmez halde oracıkta kalmıştı.

 Beyza’nın babası Beyza’nın evde olmadığı haberini alınca onu bulmak için yola koyuldu ve küçük Beyza’yı aramaya başladı.  Bu saatte dışarıda olan küçük kızı için bir hayli endişelenmişti. Kızının bisikletiyle küçük koruluğa gitmiş olabileceğini düşünerek arabayı o yöne doğru sürmeye başladı.  

Artık hava kararmıştı ama Beyza hala evini bulamamıştı. İyice korkan Beyza ağlarken birdenbire babasının sesini duydu. Babası ‘Beyza’ diye bağırıyordu. Babasının sesini duyunca çok sevindi ve sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladı. Hemen arabadan inen babasının boynuna sarıldı.

 Babası Beyza’yı alıp eve götürdü. Birlikte bacağını bol su ve sabunla  yıkayarak temizlediler ve yara bandı yapıştırdılar. Sonra babası Beyza’ya öncelikle dışarıya izinsiz çıkmasının çok yanlış olduğunu anlattı. Bu saatte dışarıda Beyza’nın başına kötü bir şey gelebilirdi.

 Babası ve Beyza konuşurken odaya babaannesi geldi. Babaannesi de Beyza’ya, kardeşi İbrahim’i kıskanmaması gerektiğini onun henüz çok küçük olduğundan bahsetti.  

Beyza o anda tüm bu yaptıklarından çok büyük pişmanlık duydu ve hatasını kabul etti. Babasından ve babaannesinden özür diledi ve bir daha böyle bir şey yapmayacağına söz verdi. Sonrasında İbrahim’in yanına giderek onu kucakladı. O gece birlikte uyudular.  

YAZARLAR;

Dila OKÇU

Zeynep Feryal AYDIN

Beyza KİBAR

Ayşegül SARIKAYA

cocukvedil

Dil Konuşma Ses ve Yutma Bozuklukları Uzmanı Dkt.Tuba KAYA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir